Tavla nedir?
Temmuz 4th, 2010 § Yorum yapın
Yaklaşık olarak 1400 yıl önce Hint İmparatoru satranç oyununu yanında bir hediye ile İran Şahı’na gönderir. İmparator oyunla ilgili hiçbir kuralı, ipucu vs. yazmaz ancak şöyle bir mesaj vardır;
kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor,
kim daha ileriyi görüyorsa, o kazanır.
işte hayat budur.
İran Şahı dönemin ünlü alimlerinden Büzur Mezir’e satrancı göndererek oyunu çözmesini ve Hint İmparatoru’na göndermek üzere yeni bir oyun icat etmesini emreder. Vezir haftalarca çalıştıktan sonra her taş hareketini ve oyunu çözer. Haftalarca düşündükten sonra 10 gün içerisinde tavlayı icat eder. Hint İmparatoru’na tavla ile birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır;
Evet, kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor
kim daha ileriyi görüyorsa, o kazanır.
ama biraz da şanstır.
işte hayat budur.
Tavlada karşılıklı 6 hane 12 ayı, 15 siyah ve 15 beyaz pul bir ay içindeki 15 gece ve gündüzü ve yine karşılıklı 12 hane ise günün 24 saatini temsil eder. Tavla oyununda yaklaşık 4500 hamle ihtimali bulunduğundan ustalaşmak önemlidir ancak zar oyunda şansı temsil eder, şansın da oyundaki katkısı küçümsenemez.
Genellikle tecrübelilerin kullandığı bazı zar sayıları Farsça’dan gelir. Şöyleki;
1-1: hep yek
2-2: Dü Bara (günümüz Türkçesiyle:dubara)
3-3: dü se
4-4: dört cehar
5-5: dü beş
6-6: dü şeş (Farsça’da tokat anlamına geliyormuş!)
Efendim tavla sırasındaki muhabbetlere şöyle bir göz atıp, gelin birlikte öğrenmeye ve ilk fırsatta kullanmaya çalışalım;
- İki ya da üç pul birden kırınca, ‘bunları sabah, öğlen ve akşam tok karnına alıyorsun’.
- Pulun herhangi bir adımdan sonra nereye varacagını direk göremeyen, tek tek sayan insanlara daktilocu denir.
- Tekten kaçarım, keyfime bakarım.
- Kral buna kızını verirmiş.(Tüm kapılar alındığında)
- Pulları toplamaya başladıktan sonra çiftzar geldiğinde ‘pazartesi, salı, çarşamba, perşembe’ diyerek pullar alınır.
- Toplama esnasında çift zar geldiğinde, ‘atos,portos,aramis,dartanya’ diyenler de mevcuttur.
- Mars olmak üzere olan bir oyuncu için ‘marsa yolculuk’ tabiri kullanılır.
- İskodra selanik, dobruca venedik, haydi yavrum kemik!
- Son eli marsla alırken son zarda söylenirse rakibin sinirlerini zıplatan laf, ‘gameovermars’.
- Oyuna 6-5 ile başlayıp içerdeki pullardan birini diğer başa geçirdikten sonra, ‘Geç başa, ol paşa’.
- Oyuna 6-4 ile başlayıp içerden kapı almak gibi bir gaflet gösteren rakip için, ‘Aldım Zeki Müren kapısını’.
- Mars olan rakibe, ‘Marsilya Valisi oldun’.
- Riske girilmek istenmeyen durumlarda ‘Ne mektup yazacam sarhoşa. ya okur ya okumaz’ denir. Taşlar kule gibi dizilir. Acemi işidir bu biraz.
- Bunun tersi olarak riske girilip iki taş birden kırıldığında da ‘İki kırık bir kocadan iyidir’ denir. Kırıklar rakibin eline verilir.
- Son elde yenmek üzereyken du-baara(2-2) geldiği taktirde söylenir, ‘Du baara, oyun gitti bağıra bağıra!’.
